İnsan bedeninde çakralar olarak bilinen yedi temel enerji merkezi vardır. Çakraların uyum içinde çalışması ve dengeli hale gelmesi, yaradılış içindeki amacımızı anlamayı sağlar. Çakralar, insan tabiatının hem fiziksel, hem de zihinsel yönlerinin birbirleri ile iletişiminde odak noktasıdır ve belirli bir rengi, özel fonksiyonları vardır.

Çakraların içerdikleri yetenekleri hayatımızda kullanmak için amaç; her çakradan yayılan enerjinin farkına varmak ve gerektiğinde o çakra üzerinde çalışmaktır.

Çakralar, çevremize doğrudan enerji yayarlar, çevredeki enerji atmosferini etkiler, değiştirirler. Bilinç yada bilinçaltı mesajlarla, iyileştirici şifa titreşimleri de gönderebilen çakralar, insanları ve koşulları hem olumlu, hem de olumsuz yönde etkilerler.

Çakraların pozisyonları ve fonksiyonları ile, endokrin (iç salgı bezleri) sistemindeki çeşitili organlar birbirleri ile ilişkilidir. Her çakranın etki alanına giren hücre ve organlar, çakralardan aldığı enerjiler sayesinde, bedeni dengede tutar. Çakraların etki alanlarından, bir veya bir kaçında enerji dengesi zarar gördüğünde, bu bölgelerde ağrılar sızılar başlar, kişi “hasta oldum” der. Oysa enerji dengesi bozulmuş, o mükemmel makine çalışma ahengini kaybetmiştir.

Bedende hücreler kasılıp, gevşeyerek, bir ahenk içinde çalışır. Kasıldıkca, içerdeki madde küçülür, dıştaki enerji büyür, gevşedikce içerdeki madde büyür, dışardaki enerji küçülür. Bu ahenk, her hangi bir sebeple (fiziksel veya duygusal) bozulursa, o bölgede rahatsızlık duyulur. Çünkü, bölgenin enerji dengesi bozulmuştur. Hücrelerin içindeki madde ve dışındaki enerji, sürekli yer değiştirip, birbirlerini yaratmaktadır. Bu dönüşüm dengesi bozulduğunda, hastalıklar ortaya çıkar.

Çakralar ön planda gelen içgüdülerimiz ve hayvani yaradılışlarımızla bağlantılı yoğun ve fiziksel düzeyde oluşan enerjiyi süzgeçten geçirerek hayatın kendi kaynağı olan üst düzeyde rafine bir ruhsal düzeye ulaştıran bir “filtre sistemi” teşkil ederler.

Aşağıda temel çakraların kısa bir izahını bulacaksınız:

KÖK ÇAKRA:

Kuyruk sokumunun tam ucundadır. Rengi kırmızı olup; Arzu ve enerji ile ilişkilidir. Bu çakra maddi realitede kök bulur, bizi başarı için güce kavuşturur. Genelde kişide fiziki ve duygusal zafiyet veya dengesiz durumlar oluşabilir. Fakat sağlıklı bir kök çakraya sahip kişi elastiki olup, değişimlere uyum sağlar, dengelidir ve değişimler sırasında topraklanmış şekilde kalır. Kendi kaderinizi kontrol altında tutmak ve kendi seçiminizi kendiniz yapmak suretiyle “kök çakra”nızı iyi duruma getirebilirsiniz.

Bağlı hastalıklar:

– Fiziksel ve psikolojik direncin kırılması

– Duygularda belirsizlik ve kararsızlık

SAKRAL ÇAKRA:

Kasık kemiği ( Pubis ) bölgesinde (göbek deliğinin iki parmak altında) yer alır. Turuncu renkte olup, neşe, mutluluk ve hoş sohbetle bağlantılıdır. Bu çakra iştah, mahremiyet, seks ve yaratıcı üretim merkezidir. Sakral çakranın fonksiyonu kendimize ne kadar iyi bakıp, özen göstermemize bağlıdır. Gerek günlük görevlerimizi yerine getirebilmek, gerekse stresli dönemlerde kendimizi koruyabilmek amacıyla bu enerjiyi kullanabilmek açısından sınırlarımızı ve kısıtlamalarımızı bilmek durumundayız.

Bağlı hastalıklar:

– Prostat iltihapları, cinsel sorunlar, rahim enfeksiyonları

– Cinsel soğukluk, iktidarsızlık, ağrılı ve düzensiz regller

– Erken boşalma

– Özgüven eksikliği

SOLAR-PLEKSUS – “ GÜÇ” ÇAKRASI:

Göbek deliğinin 3-4 parmak yukarısında yer alır. Rengi sarıdır ve zeka, mutluluk ve yaratıcılıkla ilişkilidir. Bu, kişisel gücünüzün çakrasıdır. Solar pleksus’da meydana gelen dengesizlikler, değersizlik hissi, cesaretsizlik, sürekli emin duygusu ve diğer insanları kontrol altında tutmak ihtiyacı şeklinde ortaya çıkar. Bu çakra kişisel kimliğin merkezidir .Solar pleksus; kendi kendine değer vermek, kendine saygı ve kişisel kimlik de dahil olmak üzere şahsiyet ve egonuzun tüm unsurlarını yönetir, yönlendirir. Kişisel güç, seçme hürriyetimizi etkiler. Bu çakra olaylar ve insanlarla ilgili tahammül duygularımızı düzenler. Kişisel gücümüzü geliştirmek, aslında kim olduğumuz duygusundan kaynaklanır. Bu güç herhangi bir durumda ortaya çıkabilir ve hayatın büyümemiz ve olgunlaşmamıza yardımcı olan badirelerini atlatabilmemiz için bize yol gösterir.

Bağlı hastalıklar:

– Mide ülserleri, karaciğer hastalıkları, sindirim bozuklukları,

– İshal – peklik, pankreas iltahapları, böbrek enfeksiyonları

– Tatminsizlik, maddiyata bağlanma, aşırı sinirlilik

KALP ÇAKRASI:

Göğsümüzün orta kısmında, göğüs kemiğinin hemen altında, kalbimizin yanında yer alır. Rengi yeşil olup; sağlığa kavuşmak, denge, ahenk ve düzgün beslenme gibi unsurlarla ilişkilidir. Çakra sisteminin merkezini oluşturur ve denge sağlamak hususunda hayati önemi vardır. Kalp merkezinde oluşacak bir dengesizlik sevgi alışverişinde yeteneksizlik, olumsuz çalışan ilişkiler ve depresyona meyilli olma hali gibi durumlarla kendini gösterir. Kalp çakrası neşe ve huzur kaynaklarıyla beslenir, açık kalplilik, paylaşım, temas ve ilişkilerle taçlanır. Acı, kayıp, travma gibi etkenlere tepki verir. Kalp çakrasının verdiği mesaj, insanları olduğu gibi kabul etmek ve bu hayatta hepimiz yek-vücut olduğumuz için insanları sevmektir.

Bağlı hastalıklar:

– Kolesterol, yüksek tansiyon, düşük tansiyon,

– Kalp ve damar hastalıkları

– Sevgisizlik, anlaşılamama korkusu, kendine acıma

BOĞAZ ÇAKRASI:

Boğazımızın göğsümüzle birleştiği bölgede yer alır. Rengi gök mavisi, turkuaz olup; dostluk, sadakat, açık ve dürüst iletişimle ilgilidir. Boğaz çakrası bize kendimizi her düzeyde ifade edebilme gücü verir. İfade tarzı olarak konuşmak, yazmak, dans etmek, resim yapmak vb. boğaz çakrasıyla ilişkilidir. Dürüst olmama durumları, yalan-dolan, dedikodu ve her türlü istismar boğazın zedelenmesine yol açar. Alkol, sigara, dinlendirici-canlandırcı ilaçlar ve aşırı beslenme de zedeleyici unsurlardandır. İşte bu unsurlar daha alttaki çakralardan “üçüncü göz” ve “taç” çakraya yönelen enerji akımını olumsuz etkiler.

Bağlı hastalıklar:

– Öksürük, alerjiler, grip, astım, görme bozuklukları, cilt hastalıkları, işitme sorunları

– Tepkilerde yavaşlama, huzursuzluk

ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRASI:

Alnın ortası ile, iki kaşın ortası arasındadır. Rengi indigo(mavi-mor) olup; derin meditasyon, üst düzey sezgiler ve insanın kendisinin idrakinde olması gibi hususlarla ilişkilidir. Bu çakra berrak fikirler oluşturmamız için gereken enerjiyi sağlar. Psikolojik olgunluk, etik ve filozofik prensiplerimizin köküdür. Tam kapasite ile çalıştığında beynin her iki bölümünü de faaliyete geçirir. Beynin sağ yarısı sezgilerimizi ve yaratıcı faaliyetlerimizi kontrol eder. Sol yarısı da rasyonel ve analitik düşüncelerimizi yönlendirir. Bu çakranın manevi amacı bize zeka, basiret, hayal gücü, sezgi ve bilgi kazandırmaktır. Hayattaki deneyimlerimizden yararlanıp, doğruları buldukça bu çakramız gelişecek ve ruhumuzu güçlendirecektir. Çok çalıştığında ise fazla hayalci, aşırı maneviyat peşinde ve orada olmayan şeyleri de görebilen biri olma tehlikesini doğurur.

Bağlı hastalıklar:

– Yolculuk hastalıkları (vapur, uçak tutması.)

– Zeka geriliği

– Unutkanlık, korku, stres

TAÇ ÇAKRA:

Kafatasının tam tepesinde, bir başka deyişle bebeklerin bıngıldak bölgesinde yer alır. Bu çakra için en çok konu edilen renk menekşe rengidir. (Beyaz-altın sarısı renkler de bu çakranın renklerindendir.)

Bu çakra ruhsal olgunluk, bilgelik, ebedi gerçek ve kendi benliğimizin en üst düzeyi gibi hususlarla ilişkilidir. Taç çakra bize manevi bir iç görüş yeteneğini, neler yapıp yapamayacağımız bilincini ve daha üst düzey amaçlarımızın neler olabileceği fikrini verir. Taç çakranın tam kapasite ile çalışabilmesi için dünyayı ve onun maddi cazibelerini reddetmemiz gerekir. Amacımız hayatın tümündeki manevi unsurları görebilmek ve dünyaya mutlu olmak ve ruhumuzun sevgi, barış ve mutluluğa olan desteğini tatmin etmek için geldiğimizi hatırlamak olmalıdır.

Bağlı hastalıklar:

– Kemik, eklem ve kas ağrıları,

– Akıl ve sinir hastalıkları,

– Uykusuzluk, depresyon, aşırı duyarlılık

– Baş ağrısı

ÇAKRA DENGELEMESİ (Bileşik kaplar yasası)

Çakra dengeleme bieleşik kaplar yasasına göre işler. Enerjinin çok olduğu çakradan az olduğu çakraya akış gerçekleşir. Önce tek elimizi çakralarımızın üzerine koyarak teker teker çakraları hissetmeye başlayalım. Derin nefes alıp avuç içlerimizi birbirine sürtersek daha rahat hissederiz. Çakraları dönen toplar olarak hayal etmek de etkili bir yoldur. İmajinasyon hissiyatı arttırır.

Toplamı 7 olacak şekilde 1 ve 6, 2 ve 5, 3 ve 4 numaralı çakralarla birbirlerini dengeleyeceğiz.

Ellerimizden birini bir çakranın üzerine, diğerini diğer çakranın üzerine koyacağız. Böylece çok çalışan çakradan, az çalışana bir enerji akışı gerçekleşecek. En dengesiz çakralar bile en çok 5 dakikada dengelenebilir.

  1. Çakra ile 6. Çakra

Toplumsal hayatla ilişkimiz ve benliğimizi dengeliyoruz. Ellerimizden biri yeşil kalp çakrasına, diğerini ise sarı renkli solar pleksusa koyuyoruz. Bu iki çakra dengelenirken  “Ben ve biz dengedeyiz” diye tekrarlıyoruz.

  1. Çakra ile 5. Çakra

Bu aşamada projelendirdiklerimizin hayata geçirilmesi ya da düşündüklerimizin üretilmesi ya da  ifade edilmesi dengeleniyor. Ellerimizden birini rengi mavi olan boğaz çakrasına, diğerini ise turuncu renkli sakral çakramıza koyuyoruz.  Akışı hissederken içimizden de “düşündüklerim ve ifade ettiklerim dengede” diye tekrarlıyoruz.

  1. Çakra ile 4. Çakra

Bu aşamada maddi ve manevi dünyamızı dengelediğimizi bilelim.Ellerimizden birini rengi mor olan 3. gözümüze diğerini ise kırmızı renkli kök çakramıza koyuyoruz. Ellerimizin altında mor ve kırmızı iki enerji topu var.  Kollarımızı içi boş borular gibi düşünerek, enerjinin çok olan çakradan az olan çakraya doğru aktığını hayal ediyoruz. Mor ve kırmızı enerjilerin kollarınızda birbirine karıştığını görebilir, akışı da duyumsayabiliriz.  İçimizden maddiyat ve maneviyatım dengeleniyor diye tekrarlayabiliriz.

Evrendeki dişil ve erkek prensipleri de enerji bedenimizde dengelemek gerekiyor. Sol elimizi kafamızın sol yanına, sağ elimizi sağ yanına koyup “Erkek ve dişi enerjim dengeleniyor”

diye tekrarlıyoruz. Sağ ve sol lob dengeleniyor diye de düşünebilirsiniz.

Son olarak da gerçek ve gerçekliğin dengesini kurmak için bir dengeleme yapacağız. Bir elimizi 3. gözümüze koyuyoruz, diğer elimiz ise kafamızın arkasında, ensemizin bitip kafamızın başladığı yerden iki parmak yukarıdaki çıkıntıda “Gerçek ve gerçekliğim dengeleniyor” diye tekrar ediyoruz.

Çakralarımızı 21 gün boyunca dengelemenin insan ruhu ve bedeninde önemli iyileşmeler yaratacaktır. Enerji bedendeki bu dengenin bozulmaması için doğru beslenmek, olumlu düşünmek ve davranışlarımızda bütünün hayrını gözetmek önemli…

2018-06-18T09:33:55+00:00

İletişim

Mecidiyeköy Mah. Kervangeçmez sokak. Kervan Apt. No:16 D:7 Şişli

Phone: +90 537 472 12 18

Güncel Etkinliklerimiz